Tarım sektörünü zor bir yıl bekliyor, gıda krizi yaşanabilir

Geçen seneyi kuraklığın da etkisiyle zor geçiren tarımdaki üreticiler, 2022’de tarımsal girdi maliyetlerinin düşmesini bekledi ancak yılbaşından bu yana gelen zamlarla maliyetler arttı. Bu zamlara karşın devletin tarım sektöründeki üreticilere desteği çok

Tarım sektörünü zor bir yıl bekliyor, gıda krizi yaşanabilir
banner1

ŞANLIURFA - Bu yılın zor geçeceğini yılbaşı gecesi elektrik, doğal gaz, akaryakıt gibi üretimi ve yaşamın her alanını doğrudan etkileyen ürünlere yapılan zamlar gösterdi. Ciddi maliyet artışına neden olan zamlar beraberinde de fiyat artışı getiriyor. Yılın ilk gününden itibaren motorine toplamda 2 lira 75 kuruşluk zam geldi. Son üç hafta içinde gelen 3 zamla motorinin fiyatı yüzde 24 civarında arttı. Önceki gece gelen son zamla motorinin litre fiyatı 14 liranın üzerine çıktı.

Üretiminin giderek maliyetlenmesi ise hem üreticiyi üretimden soğutuyor hem de gıda fiyatlarını zamlandırıyor. Gıda enflasyonu çok yüksek seviyelere ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, yıllık bazda yüzde 43,80 oranında artış gösteren gıda fiyatları sadece 2021 Aralık ayında yüzde 15,99 arttı. Tarım ürünleri üretici fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 36,4 oldu.

Mazot ve gübre pahalılığından dolayı bazı çiftçiler ise isyanda. Birçok çiftçi kışlık ekim yapmadı. Ekim yapanlarsa ya hiç ya da istediği kadar gübre kullanamadı. Elektrik zammıyla çiftçi sulama yapamayacak noktaya geldi. Sadece sulamadan dolayı çiftçinin elektrik faturası iki katına çıkacak.

Tarımsal girdilerde yapılan zamlara karşın devletin desteği ise yetersiz kaldı.


“YARIN ÖBÜR GÜN MARKET RAFLARIMIZDA HİSSEDECEĞİZ”

BİHA'nın sorularını yanıtlayan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Melik, zamlanan fiyatlarla çiftçinin üretim yapamayacağını belirterek, önümüzdeki hasattan sonra gıda krizinin yaşanabileceğini söyledi.

Tarımsal girdi maliyetlerinin yüksek olmasıyla birçok çiftçinin gübresiz ekim yaptığını belirten Melik, "Hatta çiftçilerin birçoğu da ekim yapamadı. Geçen yıl kurak geçen bir yıl vardı. Devlet de yetersiz şekilde kuraklık desteği verdi. İnsanlar ürünlerini ekemedi, gübresiz ektiğinde de rekolte düşük olacak. Düşük ürün elde edeceğinden dolayı bu kırmızı mercimekte, buğdayda, arpada bir krize neden olacak. Bunu yarın öbür gün market raflarımızda hissedeceğiz" dedi.


"DESTEK DENİZDE DAMLA GİBİ BİR ŞEY"

Devlet desteğinin tarımdaki üreticilere çok az olduğunu ifade eden Melik, "Desteklemeler kısmen artırıldı ama döviz kurlarının yükselmesiyle bu artırılan desteklemeler havaya uçtu, buharlaştı. Çünkü bu desteklemelerin çiftçiye herhangi bir katkısı olmadı" diye konuştu.

Melik, mazotun bir yılda yüzde 120 zamlandığına dikkati çekerek, "Devletin mazota vermiş olduğu destek denizde damla gibi bir şey. Gübrede de durum aynı. Gübre bir yılda yüzde 600 zam yedi ama devletin vermiş olduğu destek yüzde 150" ifadesini kullandı.


"KRİZE YOL AÇACAK"

Abdullah Melik, hükümetin dışarıdan alım yaparak bu krizi gidermeye çalıştığını belirterek, "Zaten 2021 yılında da böyle bir kriz vardı aslında. Hükümetimiz dışarıdan ciddi anlamda buğday, arpa, mısır ithal ederek bu krizi gidermeye çalıştı. Tabii bunu yüksek bir ücret ödeyerek dışarıdan ithal etti. Yurt dışındaki çiftçiyi üreticiyi destekleyeceğinize kendi ülkemizdeki çiftçiyi üreticiyi desteklersek kendi tarım topraklarımızı üretime katmış oluruz" diye konuştu.

"2022 hem tarım üreticileri için hem de tüketiciler için çok çok zor geçecek" diyen Melik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Nüfus 40 milyonken de 20 milyon ton buğday üretiyorduk, şimdi 85 milyon nüfusumuz var, hala 20 milyon ton buğday üretiyoruz. Bunun üstüne Suriyeli misafirleri de eklerseniz, nihayetinde tüketicimiz çok olacak ama üretimimiz çok düşük. Bu da krize yol açacak".


BİHA



YORUM EKLE