"Boyum kadar kitap bitirdim" Urfa'nın gururu oldu!

Ülke genelinde yapılan ve 1 milyondan fazla öğrencinin katıldığı LGS’de 193 öğrenci tam puan aldı. O öğrencilerden biri de Şanlıurfa’da yaşayan Haliliye Ortaokulunun öğrencisi Mehmet Akif Güler. Başarının sırrını, çalışma sistemini ve yaşadığı heyecanı Bizim Haber Ajansı’na anlatan Güler, sınava hazırlık sürecinde boyuna yakın çalışma kitabı bitirdiğini söyledi.

banner1

ŞANLIURFA – Milyonlarca öğrencinin ve velilerin heyecanla beklediği Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı sonuçları dün açıklandı. Sınavda 193 öğrenci 500 tam puan aldı. Adını Türkiye birincileri arasına yazdıran öğrencilerden biri de Şanlıurfa’dan çıktı. Haliliye Ortaokulu öğrencisi 14 yaşındaki Mehmet Akif Güler, sınavda tüm  soruları doğru yanıtladı.

Şanlıurfa’nın gururu olan LGS Türkiye birincisi Mehmet Akif Güler, sınava hazırlık sürecinde neler yaptığını ve sınava nasıl hazırlandığını Bizim Haber Ajansı’na (BİHA) anlattı.

GÜLER: DÜZENLİ VE BOL BOL SORU ÇÖZDÜM

Başarılı öğrenci Mehmet Akif Güler, sınava hazırlanırken düzenli ve sistemli bir çalışma yaptığını söyledi.

“Sınavı çok çalışarak kazandım” diyen Güler, şunları söyledi:

“Senenin başında belirli bir sayıda bir soru çözme sistemim vardı. Bu performansım arttıkça ve sorulara da yansıdıkça seviyem de artmış oldu. En başta soru çözmelerim 100-150 arasındaydı, daha sonra 250-300, bazen 400-500 şeklinde gitti. Ama çözdüğüm sorularda hep yeni nesil sorular oluyordu, kesinlikle kolay soruları çözmedim. Hep yeni nesil sorulara odaklandım. Düzenli ve bol bol soru çözdüm. En sevdiği derslerden ikisi matematik ve fen bilgisiydi.”

Sınavdaki başarısında ailesinin desteğinin önemli bir rol oynadığını vurgulayan Güler, hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmadığını kaydetti. Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böyle bir başarı yapacağımı evet düşüyordum. Ailem hep destek verdi bana. Ailemin de desteğiyle hiç ümitsizliğe kapılmadım. Derslerim yaptığım performansa göre değişiyordu. Bazen kötü yaptığım zaman ümitsizliğe kapılıyordum ama iyi yaptığımda başaracağımı tekrardan anlıyordum. En zorlandığım ders Türkçeydi. En kolay da matematik dersiydi. Matematiği sevdiğimden dolayı da başarılı olduğumu düşünüyordum. Sınavda böyle bir başarı elde edeceğimi düşünmüyordum aslında. Sözel sorularında yanlışımın illa çıkacağını düşünüyordum ama sonunda başardım ve kazandım.”

“SINAV DÖNEMİNDE TEKNOLOJİK ALETLERDEN UZAK DURDUM”

Mehmet Akif Güler, sınava hazırlanırken tüm teknolojik aletlerden uzak durduğunu  söyledi.

“Sınava çalışma dönemimde asla telefona bilgisayara bakmadım” diyen Güler, sözlerine şöyle devam etti:

“Aslında en başlarda biraz bakıyordum ama sonradan bıraktım. Sınava girecek olanların da gerçekten telefona bakmaması gerekiyor. Televizyon olabilir ama telefonla oyun oynama gibi bir şey yapılmamalı, benim de en büyük başarımın nedeni aslında telefona bakmamaktı. Sistemli olarak çok çalışmaktan geçiyor tüm başarılar.Hocalarım bana hep destek verdi. Sınava çalıştığım zaman denemelerde kötü yaptığım olabiliyordu ve üzülüyordum bu duruma, öğretmenlerim hep destek verdi, ailem gibi yaparsın diyorlardı. Hem okul hem de dershanedeki hocalarım bana hep destek oldu.”

“BOYUMA YAKIN KİTAP BİTİRDİM”           

Sınava hazırlanma sürecinde 10-11 saat çalıştığını ve boyu kadar soru bankası kitabı bitirdiğini belirten Güler, çalışma şeklini şöyle anlattı:

“15 tatilden sonra çalışma saatlerimi arttırdım. 7-8 saatin altına asla düşmüyordu. En fazla çalışma saatim de 10-11 saat arasıydı. Okul olduğunda da 5-6 saatle bitiriyordum. Çalışmak çok önemliydi benim için, düzenli, sistemli çalışma ve çok çalışmak. Boyuma yakın soru kitabı bitirdim. Sürekli çözdüm, sürekli deneme çözdüm. Son zamanlarda deneme çözmelerimi ikiye çıkardım. Ama günde en az bir tane deneme illa çözüyordum. Sınav bittikten sonra da kitaplarımın hepsini evden çıkardım. Kaynaklarımda da hangisinden daha az soru çözdüysem onlara yoğunlaşıyordum. Annemde bu süreçte yardımcı oldu. Bana günlük çalışma planı çıkarıyordu. O anlamda hiç zorlanmadım. Annemin desteği çok fazlaydı. Beraber bir düzen oturtturmuştuk. Annem benim kaynaklarımı kontrol ederdi, çalışmamam gereken yerleri söylerdi. Annemi bu süreçte çok dinledim.”

 

ANNE AYŞE: AZİMLE, SABIRLA, MÜCADELE ETTİ VE BAŞARDI

Öğretmen olan anne Ayşe Güler ise oğlunun bu zorlu sürecinde kendisine hep destek olduğunu ve hiç yalnız bırakmadığını dile getirdi. Anne Güler, oğlunun sınav sonucunu öğrenince de çok mutlu olduklarını ve onunla gururlandıklarını anlattı.

Oğlunun sınava hazırlanırken disiplinli, azimli olduğunu aktaran anne Güler, “Bu süreci biz onun karakterini geliştirecek bir süreç olarak gördük. Onu hayata hazırlayacak bir süreç olarak gördük ve o şekilde ona destek olmaya çalıştık. Yani zorlukları aşamayı öğrenebilmesi, mücadele etmeyi öğrenmesi, sabırlı olmayı öğrenmesi, düştüğünde kalkabilmeyi öğrenmesi… bunlar benim en önemli hedeflerimdi. Gerçekten çok güzel bir şekilde çaba gösterdi, gayret etti, mücadelesini verdi. Hatta o kadar motive olmuştu ki biz ona kızıyorduk çok çalışıyorsun diye, bu kadar çalışma o noktaya geldi. Bize böyle güzel bir duygu yaşattı. Şu anda da böyle azimli olmasından dolayı mutluyum elde ettiği sonuçtan ziyade kendi kendini karakter olarak geliştirmiş olması azimle sabırla mücadele etmiş olması beni çok mutlu etti” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu süreçte daha çok duygusal açıdan destekçisi oldum” diyen anne Güler, çocukları sınava hazırlanan ailelere şöyle tavsiyede bulundu:

“Çocuklar bu süreçte gerçekten çok büyük stres yaşıyorlar, kendim de öğretmen olduğum için de ne hissettiklerini çok iyi biliyorum. Bu süreçte ona ben koşulsuz sevgiyi hissettirmeye çalıştım, ne olursa olsun yanında olmaya çalıştığımızı, bundan dolayı bir endişesinin olamaması gerektiğini yani bizim için her şekilde değerli olduğunu hissettirmeye çalıştım. Bence ailelerin yapması gereken şey de bu. Bunu yaptığımız zaman, hissettirdiğimiz zaman çocuklar daha mutlu oluyorlar ve mutlu oldukları zaman da başarılı oluyorlar. Genel anlamda benim yaptığım şey onu duygusal anlamda desteklemekti”.

ASUDE ARTAN – FADİME KILDI – ÖZEL HABER / BİHA


YORUM EKLE