Kovid-19’da Son Pişmanlık Çare Değil!

Kovid-19 ile mücadelede kontrollü sosyal hayata geçildikten sonra tüm uyarılara rağmen düğünler, taziyeler, asker uğurlamaları gibi uygulamalardan vazgeçilmedi. Bunun sonucunda vaka sayılarında artış gözlendi. Sağlıkçılar, insanların toplu bulunulan alanlarda virüsü kaptığını ancak son pişmanlığın çare olmadığını söylüyor.

Kovid-19’da Son Pişmanlık Çare Değil!
banner2

Sağlık çalışanlarının anlattığına göre sosyal mesafe ve maske kuralını önemsemeden kalabalık organizasyonlara katılanlar, virüs kaptıktan sonra pişman oluyor.

Diken'de yer alan habere göre sağlıkçılar, düğüne taziyeye gidip virüsü kapanların pişman olduğunu ancak son pişmanlığın çare olmadığını belirtiyor. Bu durumun örneklerinden biri katıldığı cenaze töreni sonrasında virüs kapan 44 yaşındaki hasta. Restorana yemeğe giden kalabalık altı aileden birinde koronavirüs taşıyan kişiler vardı. Hastalık diğer beş aileye de bulaştı ve hepsi günlerce tedavi gördü.

‘Beni o alana sokmayın diye çığlık atıyordu’

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldıray Çete ekip olarak aylardır cansiperane çalıştıklarını vurgulayarak şunları anlattı:

‘’Covid-19 alanına almaya çalıştığımız genç bir kadın hasta, sedyeyi ve kapıları tutarak, bağırarak içeriye girmek istemedi. ‘Beni o alana sokmayın, beni öldürmeye çalışıyorlar’ diye çığlık atıyordu. Biz sadece ona yardımcı olduk, testi pozitif çıktı. Kaygısını anlıyoruz ama bizi de riske attı. Bağırması, sedyeden kaçmaya çalışırken onu tutmaya çalışan tüm sağlık çalışanları temas riskine maruz kaldı. Tedavisini yaptık, taburcu ettik. Evde takibini de yaptık. Ekibimi de riske attığı için çok üzüldüm.”

Hastaların önemli bir kısmının sosyal mesafeyi ihlal eden ve insanlarla temas kuranların olduğuna dikkati çeken Çete, hepsinin pişmanlık duyduğunu söyledi.

‘Keşke gitmeseydim…’

Hastaların, ailesine bulaştırmış olabileceğinden de endişe duyduğunu anlatan Çete şöyle devam etti:

‘’Testi pozitif çıkan hastanın en büyük pişmanlığı, beş gün önce asker uğurlamasına gitmesi. Testi pozitif çıkınca, ‘Keşke gitmeseydim’ diyor ama iş işten geçmiş. ‘Dün akşam annemlere yemeğe gitmiştim, bulaştırmış olabilir miyim’ diye soranlar var. Hepsinin yüz ifadelerinde pişmanlık var.”

Aynı hastanenin Kovid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz da hastaların en çok yoğun bakıma alındıktan sonra pişmanlık yaşadığını ifade etti.

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde enfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak görev yapan Dr. Filiz Kızılateş de pişmanlıklarının hastaların sadece sözlerine değil yüzlerine de yansıdığını söyledi.

Yoğun bakımdaki bir hastasının eşini, çocuklarını göremediği için sürekli ağladığını aktaran Kızılateş şöyle konuştu:

‘’Yoğun bakımlarda yatan hastalar gerçekten tedbirlere uymadığı için çok pişman. Yalnızlar, entübe olmadan uyutmuyoruz. Nefes alamamak çok sıkıntı. Rahatsız pozisyonlarda oksijen maskeleriyle çok uzun süre geçirmeleri gerekiyor. 44 yaşındaki hastam, yoğun bakımda bir buçuk ay yattı. Yoğun bakımcıların çabasıyla toparladı. Sürekli ağlıyordu. Bazen eşiyle telefonla görüştürüyordum. Tek pişmanlığı cenazeye gitmiş olmasıydı.”

DİKEN

Güncelleme Tarihi: 14 Eylül 2020, 14:01
YORUM EKLE